• Şubat 4, 2020
  • No Comment

Yargı “Er Meydanı’nın Yitik Pehlivanları

Yargı “Er Meydanı’nın Yitik Pehlivanları

 

Hasan DURSUN

Yargı mensuplarının (hukukçuların) ekonomik, sosyal, siyasal olaylara ve yargının
sorunlarına dair görüşlerini belirttikleri, gerek gerçek ve gerekse sanal âlemde
var olan çeşitli “er meydanları” vardır. Her bir hukukçumuz zaman zaman bu
meydana çıkar, hünerlerini sergilerler.

Bir hukuk adamı olarak benim de, 2002 yılından bu güne kadar, zaman zaman
çeşitli “er meydanlarında” güreş tutmuşluğum olduğu gibi; sahadaki müsabakalara
yorumlarımla iştirak edip lehe ve aleyhe tezahüratlar yaptığım, gördüğüm kimi
güzel hareketlere seyirci tribününden ellerim kızarırcasına alkış çalmışlığım
da vakidir.

Bu güne kadar sayısız “pehlivan” davul ve zurna eşliğinde, “zembil”lerinde taşıdıkları veya taşıttıkları “kıspet”lerini giyerek “yağlanma”larını müteakip “peşrevçekmiş, “cazgırların” abartılı anlatımları ve takdimleriyle, “altın kemeri” kazanma ve “başpehlivan” olmak adına er meydanına çıkıp mücadele etmiştir.

Meydanda arz-ı endam edenlerden çok az bir kısmı, hakikaten “altın kemeri” almak için yağlanarak mücadeleye iştirak etmiştir; büyük çoğunluğu, sadece seyircilere gözükmek, evladü iyallerine “er meydanında bende vardım, mücadelelere ben de iştirak ettim, fakat kazanamadım” deyip, belgelemek adına kazananlarla selfi çektirmek için meydanda tezahür etmişler; ancak asıl müsabakalar başladığında bir anda, gerek gerçek pehlivanların “peşrevlerinden” ürküp korkarak ve gerekse “ağa”ların ikaz ve ithamlarına dayanamayarak alandan bir anda yok olmuşlardır. Ancak bu “pehlivan namzetleri” tertip edilen her müsabakada, alışkanlıklarının bir gereği olsa gerek, utanmadan ve arlanmadan bu davranışlarını tekrar edegelmişlerdir.

Yargı mensuplarının uğrak yeri olan er meydanlarının arşiv kayıtları ve müzeleri
incelendiğinde, başpehlivanlığı bileğinin gücüyle hak eden güreşçilerin
isimlerinin yer aldığı ve altın kemerlerini gururla ve kıvançla kuşandıkları
görülebileceği gibi; meydanda kaçak güreşenlere, alandan kaçanlara, müsabaka
sırasında hile yapanlara ait kayıtlara da rast gelmek mümkündür.

Nice pehlivan namzedi var ki, müsabaka öncesindeki peşrevinde, “Yargının Bağımsızlığı”, “Hâkimlik Teminatı”, “Hukukun Temel İlkeleri”, “Hukuk Güvenliği”, “Temel Hak ve Özgürlükleri Savunma ve Bunlara Saygı Duyma” gibi söylemleri kullanmış; bunlarla haksız ve hukuksuz zeminde bulunan kişilere gözdağı vermeye çalışmışlardır. Ancak müsabaka daha başlar başlamaz dediklerini unutup, müsabakanın kural ve teamüllerine aykırı olarak, rakibinin milliyetine, cinsiyetine, etnik yapısı ve ahlaki yatkınlığına, inancına, mensup olduğu dernek ve gruplara saldırarak “kaçak güreşme”ye çalışmıştır.

Genel tablo bu iken, rakibinin saha dışında kalan kimliğine bakmaksızın hakkıyla
güreşen ve rakiplerini yenerek “altın kemer” sahibi olan yiğitlerin sayısı da
azımsanamayacak kadar çoktur.

Önceki dönemlere ait haksız ve adaletsiz uygulamalara, yapılan zulümlere
karşı “güreş tutan”ların, tüm benliğiyle bunlarla mücadele edenlerin; zalim ve
mağdur kimlik ve/ya sıfatları değiştiğinde, benzer uygulamalara karşı sessiz
kalmaları, yapılanlara çoğu kez doğrudan veya dolaylı iştirak etmeleri,
kazandıkları pehlivanlık unvanlarının geri alınmasına ve hatta güreşçi
lisanslarının iptaline neden olabilecek ağırlıkta bir kusurdur. Zamanı
geldiğinde bunlar er meydanına çıkmaktan ilelebet men edilecek; müzelerin
ilgili bölümlerine, gelecek nesillere ibret olsun ve onlar tarafından
lanetlensinler diye heykelleri dikilecek ve buralarda ibretlik eserleri
sergilenecektir.

Bu Yazılarıda Okuyabilirisiniz

Askeri Casusluk mu? Kritik Projeleri Pazarlama Şubesi mi?

Askeri Casusluk mu? Kritik Projeleri Pazarlama Şubesi mi?

5 Kasım 2022 tarihli yazımda, “Türkiye Devletinin çok önemli kurumlarının içine yuvalanarak, o kurumlardaki çok gizli ve gizli belgeleri ele geçirip…
Akrebin Kıskacındaki Yargı:  “Teklif ve Karar”

Akrebin Kıskacındaki Yargı: “Teklif ve Karar”

Odasının önüne geldiğinde, kendisini bekleyen genç kâtip “imzalamanız gereken müzekkereleri getirdim efendim” dedi. Cumhuriyet Savcısı Serdar, yüz kızartıcı bir suç işlemiş…
SOYKIRIM HAVUZU

SOYKIRIM HAVUZU

SOYKIRIM HAVUZU Erdoğan Rejiminin sistematik suçlarından birisi de toplumun bir kesimine karşı soykırım amaçlı oluşturulan “Veri Havuzu”dur. “FETÖ Havuzu” denilen ve…
Son ‘adalet’ silici Bekir Bozdağ, saygı bekliyor!

Son ‘adalet’ silici Bekir Bozdağ, saygı bekliyor!

17-25 Aralık 2013 tarihinin hemen sonrasında “talimatı” verilen biat etmeyen muhalif toplum kesimine yönelik soykırım ve imha sürecine ilişkin, sürecin baş…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir