• Kasım 16, 2023
  • No Comment

HUKUKUN ÜNSÜZ YUMUŞAMASI

HUKUKUN ÜNSÜZ YUMUŞAMASI

Türkçede sonu –k ile biten kelimelere ünlü harf ile başlayan bir ek, eklenirse kelime sonundaki –k harfi yumuşar ve g/ğ ye dönüşür. Örneğin “sokak” kelimesine belirtme / akkusativ eki -ı ekleyin, “sokağı” der ve –k harfini –ğ ye çevirirsiniz. Her dilde olduğu gibi Türkçede de istisnalar vardır. Bu istisnaların başında “Hukuk” kelimesi gelir.

Yani Hukuk kelimesinin sonuna ünlü bir harf gelip eklenirse hukuk kelimesi yumuşamaz. Yumuşatır iseniz hem yazım hem konuşma bozukluğu yaparsınız.

Bu ironik ve gramatik bilgi bize ne anlatıyor. Siz ünlüler, seçilmişler, iktidara bir şekilde adı demokrasi dediğiniz (işinize gelmeyeni uygulamadığınız normları olan) sistemde gelmiş olan, hukuku siyasetin köpeği ve muhaliflerinizi yok etme aracı olarak kullandığınız yani eklenip herkesi değiştirdiğiniz sistemi hukuka uygulayamazsınız. Uygularsanız görsel olarak da dilsel olarak da tırmalar ve yanlışınız çok belirgin olur.

Hukuku yumuşatan hatta yukarda anlattığım kuralları tamamen ters edip hukuğu demekle kalmamış, sonrası guguk hale bile sokmuş bir bilinçli-bilinçsiz yapıyla karşı karşıyayız.

Kendi çıkardıkları yasalara bile kendilerinin uymadığı, daha önce yaptıkları ihale usul yasalarını her duruma göre 100 lerce kez değiştirmeleri gibi; kişiye, menfaate, telefona (siyasetten) göre hızla değiştiren bir totaliter yapı (ki ben bu yapının adını hala tam koyamıyorum çünkü sabun gibi her menfaatten pay alan sosyoloji de karşılığı kendine has olacak yepyeni bir baskı kuralsızlığı) gün geçmiyor ki yeni bir garabetle karşımıza çıkmasın .

İşine gelmeyen süreçlerde gündem değiştirme  konusunda manidar olan bu yapı şimdi tam Yalçınkaya Kararına karşı apar topar birbirine uyamayan farklı açıklamalar yapan siyasi ve siyasete düğme ilikleyen adliye, şimdi yeni bir krizi büyüterek yeniden devlet krizi çıkarıyor. İşin hukuki yönünü hukukçulara bırakarak sadece şunu desem bile hukukçu olmayan okurlar anlar. Yargıtay, ülkenin en üst düzey hukuki kurumu olan (olması beklenen) Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında verdikleri karardan dolayı suç duyurusunda bulundu.

Yargıtay başsavcısı bile dosya daha gelmedi ama hiç karşılaşılmamış bir durum, diyor. Ahh be sayın başsavcı, son 10 -15 yılda  o kadar çok karşılaşılmamış hukuksuzluk oldu ki, bu bile şaşırtmadı. Siz kanunsuz suç uydurmalardan başlayarak herkesin terörist, hain, dış güçlerin adamı, gayri milli ilan edildiği ve bunda hukukun sürekli kurallarının çiğnendiği binlerce davayı, iddianameyi görünce şaşıracaktınız.

Önceki yazımızda belirttiğimiz gibi “tuz çoktan kokmuş” tur. Her geçen gün bir öncekinden kötü olacaktır.

Amaç, AYM nin varlığını yok etmek olduğunu, bu garabet sistemin kurulmasına iktidardan fazla destek veren iktidar olmayıp muktedir olmak isteyen Devlet Bahçeli nin AYM’nin yeni sisteme göre tekrar şekillendirilmesi elzemdir, söyleminde gizliydi. Tamamen içe kapanık bir hukuk anlayışı olmasını isteyen (yani biz ne dersek kanun sayılacak, aksi teklif etmeyi bırak düşünülmeyecek, istediğimizi istediğimiz an terörist ya da kahraman edebileceğimiz, kendi koyduğumuz kuralı kendimize uymadığında anında tekrar değiştirmek) bu akıl almaz yapı şuanda iç menfaat grupları çatışması  ile gündemi belirliyor. Belki iktidar ve beslemelerini Filistin konusunda içte coşkulu dışta etkisiz, sessiz olması ikiyüzlülüğünü kapatmak istemeleri için de beklettikleri AYM değişikliğini öne çekmek olarak da okunabilir.

Kendini her şeyin üstü gören ve kuvvetler ayrılığını kendinden başka kuvvet tanımayan Erdoğan yaptığı açıklamada iki kurumun başkanları ile görüşüp arabuluculuk yapacağını bildiriyor. Nereden bakarsan tutarsızlık nerden baksan …. denilebilecek bir açıklama. Çünkü Yargı ihtilaflarında Cumhurbaşkanının hakem olması güçler ayrılığına aykırı.

CB’nin koordinasyon yetkisi yürütme ve yasama için.

Anayasada çözüm var: Bu ihtilaflarda yetki Uyuşmazlık Mahkemesi’ne ait. AYM-Yargıtay ihtilafında ise AYM kararı esastır.

Burada amaç 2010 referandumunda verilen Bireysel Başvuru kapısını kapatmak ve Anayasa Mahkemesinin kapısını tam anlamıyla Saraya ve Sarayın kolonları olan Guguk adamlarının  (Sonradan türeyen bağımlı ve düğmeli cübbe giyen)  kontrolüne almak. Belki de içerideki menfaat- güç odakları çatışmasının bir tezahürünü de izliyor olabiliriz.

Yani yazının özeti başlangıç bölümündeki Türkçe gramerinde saklıdır. Ünlüler istiyor diye hukuk yumuşar, değişir ya da eğilirse bu bir yazım, anlam yanlışı olur ve her yerde tırmalar.

Bu Yazılarıda Okuyabilirisiniz

1909’dan 2016’ya Değişen Sadece Tarih Mi?

1909’dan 2016’ya Değişen Sadece Tarih Mi?

Her siyasi rejim, ister Monarşi olsun ister Oligarşi (yerleşik ya da ihtilalci) isterse de Demokrasi, meşrutiyetini Hukuki bir zeminde kabullendirmek ister.…
Ankesörle İlgili Verdiği Farklı Kararlar Bağlamında Anayasa Mahkemesinin Uyguladığı Düşman Hukuk

Ankesörle İlgili Verdiği Farklı Kararlar Bağlamında Anayasa Mahkemesinin Uyguladığı…

Ankesörle İlgili Verdiği Farklı Kararlar Bağlamında Anayasa Mahkemesinin Uyguladığı Düşman Hukuk   Bu yazı da; Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) ankesörle ilgili verdiği…
NAZİ HUKUKU, İKİLİ DEVLET VE ANAYASA MAHKEMESİ

NAZİ HUKUKU, İKİLİ DEVLET VE ANAYASA MAHKEMESİ

Türkiye’de son 7 yıldır, tıpkı Nazi Almanya’sında olduğu gibi ikili bir hukuk sistemi işlemektedir. Anayasa Mahkemesi (AYM), Yargıtay ve diğer mahkemelerin…
Akrebin Kıskacındaki Yargı (8): “YBP’nin Genişletilmiş İlk Toplantısı” (3.Bölüm)

Akrebin Kıskacındaki Yargı (8): “YBP’nin Genişletilmiş İlk Toplantısı” (3.Bölüm)

Akrebin Kıskacındaki Yargı (8): “YBP’nin Genişletilmiş İlk Toplantısı” (3. Bölüm) Toplantıyı idare eden Selahattin Menteşe “Başka soru sormak veya katkı sunmak…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir