• Nisan 21, 2020
  • No Comment

1970’lerde Çanakkale’deki Derin Faaliyetler

1970’lerde Çanakkale’deki Derin Faaliyetler


Kendi milletini fraksiyonlara bölerek kontrol eden devlet ideolojisi Cumhuriyetin ilk yıllarında demir yumruğunu indirdiği azınlıklara son hamlesini 1970’lerde Çanakkale’de yapmıştır.

1924’de mübadele anlaşması ile bir çoğu tüm birikimlerini bırakarak doğduğu toprakları terk eden Anadolu Rum toplumundan istisna tutulan İstanbul ve Çanakkale (Bozcaada ve Gökçeada) Rum toplumlarına müdahale 1960’li ve 70’li yıllarda olmuştur. İstanbul Rum toplumuna karşı yapılan 1955’deki 5-6 Eylül hadiseleri olarak bildiğimiz ama aslında bir hafta kadar süren saldırılar ve yağma hareketi sonrası özellikle Çanakkale ve adalarda yaşayan Rum ve Yahudi toplumu adeta sıranın kendilerine ne zaman geleceğini beklemekteydi.

Zaten üzerlerinde adı konulmamış bir baskı vardı ve devlet tarafından etraflarındaki çember her geçen gün daraltılıyordu. Adaların isimleri değiştirilmiş ve Gökçeada (İmroz)’ya Türkleştirilmek amacıyla Anadolu’dan gelen Türkler yerleştiriliyordu. Özellikle kış aylarında haftada bir vapur ya da feribotun sefer yapabildiği adaya yatılı devlet okulları açılmıştı. Gökçeada’ya büyük bir kapalı/açık cezaevi yapılmış ve bazen mahkûmlar serbest bırakılarak Rum köyleri ve toplumu taciz ediliyordu.

Adalarda yetiştirilen tarım ürünlerinin ada dışına satılması yasak olduğundan adı konulmamış bir ambargo yaşanıyordu ve yıllar içinde fakirleşen Rum toplumu yavaş yavaş Yunanistan’a göç ediyordu. Adalardaki et fiyatı 1/3 kadar ucuz olduğundan Çanakkale halkı et yemek için yıllar boyunca adalara gitmek zorunda kalmıştır. Bu baskılara dayanamayan Rum toplumunun nüfusu1980’li yıllara gelene kadar bir kaç yüz kişiye kadar düşmüştü.

Çanakkale’de hatırı sayılır bir Yahudi cemaati vardı ve genelde ticaret yapıyorlardı. Yüzyıllardır Çanakkale’de yaşayan ve “Çanakkale Yahudileri” olarakta anılan bu cemaate ise Kıbrıs Barış harekâtı sonrası (1974’lerde) bir toplumsal linç saldırısı olmuştu. Ayrıntılarına bakıldığında bir derin devlet/istihbarat operasyonu olan bu hadise sonrası “Çanakkale Yahudileri” önce İstanbul’a sonrasında ise İsrail’e göç etmişlerdir.

1960 ve 70’lerde Çanakkale’de Rum ve Yahudi toplumuna yapılanlar Çanakkale ticari hayatını çok olumsuz etkilemiştir. Kent, yüzyıllardır varolan toplumsal mozaiğini kaybetmiştir. Aslında Çanakkale’nin yaşadığı Anadolu’daki diğer kentlerin yaşadığından da çok farklı değildir.

Source link

Bu Yazılarıda Okuyabilirisiniz

Askeri Casusluk mu? Kritik Projeleri Pazarlama Şubesi mi?

Askeri Casusluk mu? Kritik Projeleri Pazarlama Şubesi mi?

5 Kasım 2022 tarihli yazımda, “Türkiye Devletinin çok önemli kurumlarının içine yuvalanarak, o kurumlardaki çok gizli ve gizli belgeleri ele geçirip…
Akrebin Kıskacındaki Yargı:  “Teklif ve Karar”

Akrebin Kıskacındaki Yargı: “Teklif ve Karar”

Odasının önüne geldiğinde, kendisini bekleyen genç kâtip “imzalamanız gereken müzekkereleri getirdim efendim” dedi. Cumhuriyet Savcısı Serdar, yüz kızartıcı bir suç işlemiş…
Cann-sızlık

Cann-sızlık

Yaz kalabalıkları gürültülü olur ve kış kalabalıkları suskundur.. Burada mevsim hep kış Cann.. Burası hep soğuk..ve kelimelerim donmuşcasına sese dönüşmüyor..konuşmak mı,…
SOYKIRIM HAVUZU

SOYKIRIM HAVUZU

SOYKIRIM HAVUZU Erdoğan Rejiminin sistematik suçlarından birisi de toplumun bir kesimine karşı soykırım amaçlı oluşturulan “Veri Havuzu”dur. “FETÖ Havuzu” denilen ve…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir