• Mayıs 7, 2020
  • No Comment

YARGI TANRILARI KURBAN İSTEDİ ve ALDI

YARGI TANRILARI KURBAN İSTEDİ ve ALDI

 

Amerikan Tanrıları (AMERICAN GODS) diye bir kitap var, dizisi de yapıldı. Konusu kısaca şu: 17 yüzyıldan itibaren eski dünyadan gelip Amerika’ya yerleşen insanlar eski inançlarını ve dolayısıyla eski tanrılarını da getiriyor. Bu tanrılar ete kemiğe bürünmüş normal canlılar; insanların arasında gizli bir şekilde yaşayıp imanlarından besleniyor.

Zaman içerisinde kapitalizm bir din (yani yaşam şekli) olarak öne geçiyor, eski tanrılara iman edenler zamanla ölüp yerini torunları alıyor.. Eski dünyanın tanrıları, yeni Amerikan tanrıları (kapitalizm enstrümanları) karşısında yenilgiyi kabul ediyor, sıradan insanlar gibi yaşıyor, bazıları kiralık katil, bazıları uyuşturucu satıcısı, bazıları sokak fahişesi oluyor… devamını merak edenler izler.

Sistemin Tanrıları

Bizde de eski Türkiye’nin tanrılarının yerini yeni Türkiye’nin tanrıları almış. Özünde değişen birşey yok. Bunlardan bazıları da YARGİ TANRILARI. Herşeyden muaf, herşeyi yapmaya muktedirler. Ayrıca onlara iman eden YARGİ KULLARİ var. Bunları sosyal medya hesaplarındaki Yargı tanrılarının resimlerini kendi profillerine koymalarından, tanrılarının her paylaşımına beğeni atıp yorum atamalarından anlayabilirsiniz.

Evet, çoğumuz bu Yargı tanrılarının dininin kâfirleriyiz. Ama gerçek hayat Tanrılara savaş açan titanların efsanelerinden çok farklı, bizim Nasreddin Hoca’nın Timur ile olan meselesi belki daha gerçekçi…

Lakin zamanın entropisine karşı hiçbir tanrı dayanamaz, yeni dönemler yeni tanrıları ortaya çıkardıkça eski tanrıların neler yapacağını (tahmin etsek de) merakla izleyeceğiz.

Tanrılar Kurban İster

Tanrılar sadece kıyak daire veya ihale istemez; ayrıca kurban; özellikle de günahsız (çocuk) kurban ister.

Bu tanrıların son kurbanlarından biri Ahmet ATAÇ isimli günahsız bir çocuk diğeri ise Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek idi.

Tanrıları kurban vererek doyuracağınızı ve şerrinden emin olacağınızı sanmayın.

Tanrıların Amok Koşusu

S. Zweig, eserinde amok koşusunu çok güzel tarif etmiştir: Malaycada korku ve çaresizlik içerisinde kontrol edilemez, zapt edilemez bir sinir haliyle, öfkeyle savrularak karşısına çıkan her şeyi kırıp geçmek, yıkıp yok etmek anlamına gelen bir tabirdir.

Amiyane tabirle birinin kafayı yiyerek kalabalığa dalması, önüne geleni bıçaklaması ve en sonunda kalabalıklar tarafından linç edilinceye kadar dur-a-mamasıdır.

Yani sistemin tanrılarının hali hazırda yaptığı şeyin adıdır AMOK KOŞUSU.

Sistemin irili ufaklı bir sürü tanrısı güçlerini baş-tanrıdan almaktadır.

Tanrılar konusunda genel geçer iki kural varsa o da ;

(1) Koşunun sonunda baltanın en büyük putun (tanrının) boynuna asılması

(2) Tanrılara tapan insanların aç kalınca onları yemesidir.

Tek Tanrı

Bu kadar tanrı kalabalığına rağmen tek bir gerçek tanrı vardır; O da kendi rolünün çalınması konusunda çok kıskançtır.

Bu Yazılarıda Okuyabilirisiniz

Askeri Casusluk mu? Kritik Projeleri Pazarlama Şubesi mi?

Askeri Casusluk mu? Kritik Projeleri Pazarlama Şubesi mi?

5 Kasım 2022 tarihli yazımda, “Türkiye Devletinin çok önemli kurumlarının içine yuvalanarak, o kurumlardaki çok gizli ve gizli belgeleri ele geçirip…
Akrebin Kıskacındaki Yargı:  “Teklif ve Karar”

Akrebin Kıskacındaki Yargı: “Teklif ve Karar”

Odasının önüne geldiğinde, kendisini bekleyen genç kâtip “imzalamanız gereken müzekkereleri getirdim efendim” dedi. Cumhuriyet Savcısı Serdar, yüz kızartıcı bir suç işlemiş…
Cann-sızlık

Cann-sızlık

Yaz kalabalıkları gürültülü olur ve kış kalabalıkları suskundur.. Burada mevsim hep kış Cann.. Burası hep soğuk..ve kelimelerim donmuşcasına sese dönüşmüyor..konuşmak mı,…
SOYKIRIM HAVUZU

SOYKIRIM HAVUZU

SOYKIRIM HAVUZU Erdoğan Rejiminin sistematik suçlarından birisi de toplumun bir kesimine karşı soykırım amaçlı oluşturulan “Veri Havuzu”dur. “FETÖ Havuzu” denilen ve…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir