YARGININ PENELOPE ÖRGÜSÜ

0
258

Hak ve adalet gibi kavramlarla özdeş olan ve adını onlardan alan hukukçu, gecesi ve gündüzüyle tüm hayatını onlarla geçirmeli, rüyalarını dahi bunlarla süslemelidir. Hukukçunun bu kavramlarla ilişkisi bir tür Katolik nikâhını andırır. Bunlar dünyada ayrılamayacakları gibi, ahirette de başkalarını kendilerine eş seçemezler.

Hakikat bu iken, son birkaç asırdır, birbirine yapışarak tek vücut haline gelmiş olan bu çift ayrılmış; “hukukçu”yu kendi başına terk eden hak ve adalet, topraklarımızdan başka diyarlara göç etmiştir.

Hukukçu’yu bir başına sahipsiz ve yalnız gören, eş arayışı içerisinde bulunduğunu fark eden enva-i çeşit fikir, ideoloji ya da inanç sahipleri, onunla ilişki kurmanın, onu elde edip eş olarak haremlerine kapatmanın hayalini kurmaya başlamışlardır.

Mitolojide anlatılan Penelope misali hukukçu, bu ayrılık sürecinde bütün taliplilerine teslim olmuş; kurduğu her çeşit ilişkide haz ve menfaat peşinde koşmuştur. Kendisini sadece bir kısmete bağlayıp izdivaç kurmamak adına her seferinde elindeki “örgüyü” bahane etmiş; bitmediği sürece herhangi bir taliplisi ile evlenemeyeceği mazereti ardına sığınmıştır.

Hal böyle iken, cilveli hukukçu’muz taliplileriyle oynaşmaktan, onları tahrik edip onlara yakın durmaktan kendini alamamıştır.

Zaman geçmiş ancak eldeki “örgü” bir türlü bitmemiştir. Zira oyunu sürdürmekten haz alan ve devamını arzulayan hukukçu’muz, sabah ördüğünü akşamında sökmekten çekinmemiş; emeklerini kolayca heba etmek cüret ve cesaretini gösterebilmişlerdir.

Örgüsünü, kurguladığı içtihatlarıyla, hayat verdiği kavram ve kurumlar ile harf harf, kelime kelime dokuyan hukukçu’muz, belirli dönemlerde ya da ilişkiye girip esiri olduğu kimi düşünce, ideoloji ya da inanç hatırına emeklerini bir gecede yok edebilme ihanetinde bulunmuştur.

Penelop’un örmeye çalıştığı örgüsünün kayınpederinin kefeni olduğunu söyleyenler de vardır; bu halde hukukçumuzun elinde tuttuğu örgünün “milletinin” kefeni olduğunu belirtmek abartılı olmayacaktır.

Mitolojide de olduğu gibi, vakti gelecek, hak ve adalet çıktığı seferinden vatanına geri dönecek, hukukçumuzun ihanetini öğrenecektir. O zaman geldiğinde hak ve adaletin yapacağı ilk şey, kendini aldatan hukukçu’yu, oynaşlarıyla birlikte bu topraklardan kovmak olacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here